Tüm yalıtım eşit mi yaratıldı? Enerji tasarruflu binalar inşa ederken veya ticari ve konut ortamlarında termal sistemleri yükseltirken, yalıtım malzemesi seçimi enerji performansını, yangına dayanıklılığı ve uzun vadeli maliyetleri önemli ölçüde etkileyebilir.
Bir HVAC projesi üzerinde çalışıyorsanız muhtemelen kendinize şu soruyu sormuşsunuzdur: Kanal panosu neyden yapılmıştır? Sadece bir tür köpük mü yoksa fiberglas mı? Hava hala akıyorsa malzemenin gerçekten önemi var mı? Cevap sizi şaşırtabilir.
Peki ya size binalardaki ısı kaybının yaklaşık %20'sinin zeminden gerçekleştiğini söylesek? Bu doğru; enerji açısından en verimli duvarlar ve çatılar bile zayıf yalıtımlı zemini telafi edemez.
Konut ve ticari binalarda enerji kaybının %30'una kadar kötü yalıtımlı çatılardan sorumlu olduğunu biliyor muydunuz? Bu sadece daha yüksek elektrik faturalarına yol açmakla kalmıyor, aynı zamanda karbon emisyonlarına ve iç mekan rahatsızlığına da katkıda bulunuyor.
Peki ya size HVAC sisteminizin daha verimli, daha sessiz ve kurulumunun daha kolay olabileceğini, üstelik kanal malzemesi ve yerleşimini değiştirerek olabileceğini söylesek? Ticari ve konut inşaatlarında, yalıtımla sarılmış geleneksel galvanizli sac metal kanal sistemi uzun süredir endüstri standardı olmuştur.
Modern ve verimli bir HVAC (Isıtma, Havalandırma ve İklimlendirme) sistemi oluşturmak söz konusu olduğunda doğru kanal tipini seçmek çok önemlidir. Hava sirkülasyonu için kanal görevi gören kanal panelleri, ön izolasyonlu kanallar ve GI kanalları (Galvaniz) ile çeşitli malzeme ve tasarımlarda mevcuttur.